SAFRANBOLU GEZİSİ

Çantayı yapmaya başladıysanız size Safranbolu’da gezilecek ve görülecek yerler, Safranbolu’da nerede ne yenir, Safranbolu’da nerede kalınır, hepsini anlatmaya başlıyorum. Bir hafta sonunu boyunca sindire sindire Safranbolu çevresini keşfe çıkmaya başlıyoruz.

Safranbolu, Batı Karadeniz Bölgesinde, Karabük’ e bağlı, yıllardır değişmeyen yüzüyle bir müze kent. Bu yüzden hep ‘zamanın durduğu kent’ olarak anılıyor. Osmanlı mimarisinin en iyi korunduğu yerlerden biri. Coğrafyanın insan ile bütünleştiği, mimarinin yaşama biçimi ile şekillendiği, birer sanat şaheseri sayılabilecek ahşap mimarinin ortaya çıkardığı en güzel kasabalarımızdan biri.Safranbolu denince aklımıza ilk gelen şey özgün mimariye sahip etkileyici evleri, oysa Safranbolu evlerinden çok daha fazlasını gözler önüne seriyor. Tarihi değerleri, kent kültürü, yaşam tarzı, gelenek ve görenekleri, yöresel lezzetleri, doğal güzellikleri ile Safranbolu, turizm açısından ülkemizin gözde kentlerinden birisi.UNESCO dünya kültür mirası listesine 1994’te giren Safranbolu, Roma İmparatorluğunda Paflagonya olarak adlandırılan bir bölgede bulunan Safranbolu toprakları tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış.Kentin tarihi geçmişinde en üstün ekonomik ve kültürel düzeyine Osmanlı döneminde ulaşmış. 17. yüzyılda İstanbul-Sinop Kara yolu üzerinde yer alması nedeniyle büyük gelişim göstermiş. Büyük kervanların konakladığı, binden fazla konağa sahip bir yerleşim yeri haline gelmiş. Osmanlı’ nın çökmesi ve Cumhuriyet 'in kurulması sonrasında yeni kurulan Karabük şehrine ülkenin en büyük demir çelik fabrikasının açılmasıyla birlikte, tarım ve ticaret ile uğraşan hemen hemen herkes bu işletmede çalışmaya başlamış. Safranbolu’ nun yavaş yavaş eski parlak günleri geride kalmış.kaderine terk edilen, yavaş yavaş görkemli değerlerini kaybetmeye başlayan kentin kaderini bir belgesel değiştirmeye yetti. Türk belgesel tarihinin önemli isimlerinden Süha Arın’ın 1976 yılında çektiği ‘Safranbolu’da Zaman’ filmi sonrası Safranbolu adeta yaşama tekrar döndü.

SAFRANBOLU'DA GEZİLMESİ VE GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER 

Safranbolu içinde yaklaşık 1500 tarihi eser ve 120 tarihi çeşme bulunan oldukça geniş bir derya. Açıkçası fikir vermesi ve nereleri gezmek isteyeceğinize karar vermeniz için golf arabaları ile düzenlenen tura çıkabilirsiniz. Kısa tur yarım saat sürüyor. Sonrasında yürüyerek hem tarihi merkezi hem de çevredeki diğer yerleri keşfe çıkabilirsiniz.

SAFRANBOLU EVLERİ

İlçenin adı anılınca ilk olarak aklımıza bugüne kadar korunmuş o güzelim evleri geliyor. Bu evleri özel yapan başlıca özellikleri şöyle:

-Genellikle 2 ya da 3 katlı binalar

-Haremlik ve selamlık olarak iki bölümden oluşuyor

-Ahşap çatkılı, taş ve kerpiç örgülü beyaz badanalı evler

-Birbirlerinin önlerini kapatmayacak şekilde yapılırlar

-Evin içindeki süslemeler ve ahşap işçiliğinde Bektaşi geleneğine ait üçler, beşler, yediler ve on iki İmam’ a ait detaylara yer verilir.

Sokağın başındaki bazı evlerin köşelerinin yumuşatıldığı ve böylece sokağı dönen hayvanlara zarar vermesinin önüne geçildiği görülüyor. Buna da “Pah kesiği” adını veriyorlar. Gaudi’nin de yıllar sonra bu mimari yöntemi Barselona’da uyguladığı düşünülürse, Gaudi acaba buradan ilham mı aldı diye insan sormadan edemiyor.

CİNCİ HANI VE HAMAMI 

Safranbolu’ nun en değerli yapısı. Eski çarşının içinde yer alan kervansaray, zamanın en büyük ve en görkemli kervansaraylarından biriydi. 300 metrelik yer altı tüneliyle kentin atık suları ile kanalizasyonların disipline edildiği büyük bir kanyonun üzerinde yer alıyor. Altından dere yatağı geçiyor.Cinci Hoca veya bilinen adıyla Hüseyin Efendi, Sultan I. İbrahim zamanında sarayda önemli mevkilerde bulunmuş gizemli bir şahsiyet. Kösem Sultan’ın deli ve eş cinsel olduğundan şüphelenilen oğlu İbrahim’in hem iyileşmesinde hem de şehzade sahibi olmasında faydası olmuş.Padişaha şifa veren Hüseyin Hoca Cinci Hoca olarak anılmaya başlanmış. Cinci Hoca’ya bu hanın yapılması için gereken maddi destek Kösem Sultan tarafından sağlanmış. Son olarak da Anadolu Kazaskerliğine kadar yükselen Cinci Hoca, bir süre sonra gözden düşmüş ve en nihayetinde idam edilmiş.Cinci Han, günümüzde otel, kafe ve etkinlik merkezi olarak hizmet veriyor. 3 ton ağırlığındaki giriş kapısı, kilit ve anahtarını görün. Türk mutfağının çeşitli lezzetlerini ve yöresel yemekleri de tadabileceğiniz bir yer. Safranbolu gezimin birisinde burada konakladım. En üst katına çıkı ve Safranbolu’ yu yakından seyre dalın.

SAFRANBOLU KENT TARİHİ MÜZESİ

Safranbolu Kent Tarihi Müzesi, geçmişte hükumet konağı olarak kullanılan binada 2006’da hizmete açılmış. Kale olarak adlandırılan tepede yer alan Müzede, Safranbolu’ya dair her türlü tarihi bilgi ve belgeler ile eşyalar sergileniyor. Safranbolu’ nun günümüze kadar geçirdiği evreleri kronolojik olarak izlenebildiği müzenin zemin katında, Safranbolu ticari yaşamı ve geleneksel el sanatlarına dair sunumlar yer alıyor.Esnaf Ve Zanaatkarlar Çarşısı’nda Eczanecilik Müzesi, Lokumculuk Müzesi, yok olmaya yüz tutmuş bir zanaat olan yemenicilik, demirci, kunduracı, semerci, baharatçı, kalaycı, bakırcı ve esnaf kahvesi gibi Safranbolu’ daki zanaatların eski çalışma ortamları özgün canlandırmalarla misafirlere sunuluyor.Hükumet konağının bahçesinde ise Anadolu’nun ilk saat kulesi yer alıyor. 1797’de yaptırılmış, 12 metre yüksekliğindeki kulenin saati İngiltere’den getirilmiş. 

⏰ Safranbolu Kent Tarihi Müzesi ziyaret saatleri 09.00-17.30. Müze, pazartesi hariç haftanın 6 günü ziyarete açık.